| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

kişisel sözlük

kişisel sözlük sitem..

Abdestbozanotu (pimpinella saxisfrage) : Gülgillerden; siyah ve yeşil boya çıkartılan bir bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Boyu 70 santimetre kadardır. Kökü akıcıdır.

Faydası : Mideyi kuvvetlendirir. Göğüs ağrılarını dindirir. Ateşi düşürür. Boğmaca, öksürük ve baş ağrılarını keser. Vücuda dinçlik verir. Balgam ve ter söker. Burun kanamalarını keser. Bademcik şişlerini indirir. Mide yanması ve bağırsak gazlarını giderir. Çıbanın olgunlaşmasına yardım eder.


Acıağaç (kuvasya ağacı) : Sedefotugillerden; 2-3 metre boyunda küçük bir bitkidir. İnce kabuklarının üzerinde sarı benekler vardır. Çiçekleri kırmızıdır. Sıcak ülkelerde yetişir. Bu ülkelerde acı ağaç kabuklarından yapılan kaplardan su içenlerin kuvvetleneceğine inanılır. Hekimlikte ; kökü, kabuğu ve odunu kullanılır. Etkili maddesi "Quassine"dir. Çok acıdır.

Faydası : İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar.


Acıbakla (termiye) : Baklagillerden; otsu bir bitkidir. Acı taneleri kullanılır.

Faydası : Besleyicidir. İdrar söktürür ve idrar yollarını temizler. Böbrek iltihabını giderir. Böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardımcı olur. Baş ağrılarını dindidir. Romatizma, lumbago ve siyatik ağrılarını keser. Albümin miktarını düşürür. Vücutta biriken tuzu atar.


Acıçiğdem (güzçiğdemi) : Zambakgillerden; sonbahar aylarında çiçek açan, mor renkli, zehirli bir bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Hekimlikte haricen kullanılır.

Faydası : Romatizma ve nikris tedavisinde kullanılır. Ancak zehirli olduğundan dikkatli olmak gerekir.


Adaçayı (salvia officinalis) : Ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir. Menekşeye benzeyen çiçekleri haziran, temmuz aylarında açar. Yaprakları uzun, kenarları tırtıllı, beyazımsı yeşil renktedir. Hafif kafuru kokusu vardır. Çiçek açtığı zaman toplanıp, kurutulur.

Faydası : Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.


Adamotu (köpekotu) : Patlıcangillerden; geniş yapraklı, fena kokulu bir bitkidir. Kökü, insan şeklini andırır. Bilhassa Antalya çevresinde yetişir. İçeriğinde "Hyoscyamine", "Hyoseine" ve "Atropine" vardır.

Faydası : Şehvet artırıcıdır.


Adasoğanı (scille) : Zambakgillerden, bir çeşit bitkidir. Yaprakları uzun şerit şeklindedir. Çiçekleri; yeşil ve beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı öldürebilir. İçeriğinde "Scillarena glikozidi" vardır. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Ev ilaçlarında çok dikkatli kullanılması gerekir.

Faydası : İdrar söktürür. Kalp hastalarında vücuda biriken suyu boşaltır. Azotemi'yi azaltır. Böbrek hastalarının kullanmaması gerekir. Uzun süre kullanılacak olursa "Albüminüri" yapar.


Ağaçkavunu (utruç) : Turunçgillerden; yaprakları mavimsi pembe bir ağaçtır. Meyvesi; buruşuk kabuklu iri limona benzer.

Faydası : Ferahlatıcı, serinletici ve kabızlık gidericidir.


Ahlat (yaban armudu) : Gülgillerden; kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır. Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.

Faydası : Meyveleri, ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarında da filizleri dövülüp, konur.


Ahududu (ağaççileği) : Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir. Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp, kurutulur. Reçel, şurup ve likör yapılır. Meyve olarak da yenir.

Faydası : Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir. Romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır. Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş'i düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir.


Akasya (salkımağacı) : Baklagillerden; bir çeşit süs ve gölge ağacıdır. Salkım çiçekli ve küçük yapraklıdır. Çiçekleri güzel kokar. Çiçekleri kullanılır.

Faydası : Nefes darlığını giderir. Astımın şikayetlerini giderir.


Akdiken (geyikdikeni) : Cehrigiller familyasından; 3-5 metre boyunda bir bitkidir. Meyveleri; siyah ve etkilidir. Hekimlikte; meyvelerinden yapılan şurup "Sirop de Nerprun" kullanılır. Ev ilaçlarında; kök ve kabuklarından yararlanılır.

Faydası : 20 tane meyve yenecek olursa, şiddetli müshil tesiri gösterir ve kabızlığı giderir. Kaşıntıları da keser. Ancak, belirtilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Aksi halde, şiddetli karın ağrılarına sebep olur.


Akhuşağacı (kayınağacı) : Kayıngillerden; nemli topraklarda yetişen bir ağaçtır. Meyveleri küçüktür. Yaprakları ilkbahar aylarında toplanıp kurutulur.

Faydası : İdrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Şişmanlamayı önler. Romatizma ağrılarını dinlendirir. Ayak kokularını keser. Saçları gürleştirir, kepekleri yok eder. Cilt hastalıklarını tedavi eder. Kalp kifayetsizliğinin sebep olduğu idrar tutukluğunu giderir. Vücutta biriken tuzu atar. Üremi ve albüminde faydalıdır.


Alıç (ekşimuşmula) : Gülgillerden; kırlarda yabani olarak yetişen bir ağaçtır. Meyveleri; küçük muşmulaya benzer, kırmızı renklidir. Tadı mayhoştur. Hekimlikte meyvesi kullanılır.

Faydası : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.


Altınbaşakotu (solidago officinalis) : İdrar tutukluğu, albümin, nefrit, üremi ve sistit tedavisinde kullanılan bir çeşit bitkidir.

Faydası : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.


Altınkökü (ipeka) : Güney Amerika'da yetişen bir bitkidir.

Faydası : Az miktarda kullanıldığı takdirde tatlandırıcıdır. Yüksek dozlarda kullanılırsa kusturur, ishal yapar. Müzmin bronşitte ifrazatı artırır.


Amberkabuğu (croton elutheria) : Antil adalarında yetişen "liquidamber/sığla ağacı" denilen ağacın kabuğudur. Kabukların dışı kahverengiye yakın gri; içi ise sarıdır. Yandığı zaman hoş bir koku verir.

Faydası : Dizanteri ve ishali keser. Hazım bozukluklarını giderir. Kansızlıkta faydalıdır. Anne sütünü artırır.


Amberbaris (kadıntuzluğu) : Yabani, çalı şeklinde, sarı çiçekli bir ağaçtır. Kökü acıdır. Yaprakları ve yemişi tatlıdır. Seyrek ormanlarda bulunur. Boyu 2-3 metre arasındadır. Meyvelerinde bol miktarda C vitamini vardır. Meyveleri, kabukları ve kökü kullanılır.

Faydası : Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarını iyileştirir. Ateşi düşürür. Hazım bozukluklarını giderir. Bağırsak iltihaplarını tedavi eder. Öksürüğü keser. Mideyi kuvvetlendirir. İştah açar. Ağız yaralarını iyileştirir. Kan dolaşımını düzenler. Yüksek tansiyonu düşürür. Siyatik, romatizma ve eklem ağrılarını giderir.


Anason (anis) : Vatanı Asya'dır. Maydanozgillerden; yarım metre kadar yükseklikte bir bitkidir. Yaprakları yuvarlak ve böbrek şeklindedir. Çiçekleri beyazdır; meyveleri küçüktür. Meyvelerinde "Anethol" vardır. Kokucu ve yakıcı lezzettedir. Temmuz ve ağustos aylarında toplanır.

Faydası : Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı artırır. Kusmaları ve ishali keser. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Ancak, aybaşı kanamaları ve hamilelik döneminde kullanılmaz. Anne sütünü artırır. Sinirleri yatıştırır. Migren ağrılarını keser. Beyin yorgunluğunu giderir. Uyku verir. Kalbi kuvvetlendirir. Kan dolaşımının düzenli olmasını sağlar. Cinsel arzuları kamçılar. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikayetleri giderir. Öksürüğü keser. Yaşlılarda meme sarkmasını önler. Fazla miktarda kullanıldığı zaman uyuşukluk verir.


Andızotu (atgözü) : Bileşikgillerden; nemli yerlerde yetişen, 1 metre kadar sapı olan, bir çeşit ottur. Yaprakları büyük, yumuşak ve yuvarlaktır. Çiçekleri sarı renkte olup, acı ve kokuludur. Kökü kalındır. Meyveleri küçük fıstık kozalağına benzer.

Faydası : Mideyi kuvvetlendirir. Balgam söker. Mikropları öldürür. Vücutta biriken tuzu atar. Üremi, nefrit, sistit, idrar yolları hastalıkarında faydalıdır. Nefes darlığını giderir. Karaciğer hastalıklarını tedavi eder. Kaşıntıları keser. Fazla kullanıldığı zaman mide bulantısı yapar.


Antep fıstığı (şam fıstığı) : Antepfıstığıgiller familyasındandır; Gaziantep havalisinde yetiştirilen, 5-10 metre yüksekliğinde bir ağaç ve bunun meyvesidir. İçeriğinde sabit yağ, sakkaroz ve proteinli maddeler vardır.

Faydası : Vücudun gelişmesini sağlar. Bedeni ve zihni gücü arttırır. Cinsel istekleri kamçılar. Böbrek ve safra kesesi ağrılarını hafifletir. Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür.


Ararot (maranta nişastası) : Sıcak iklimlerde yetişen "Maranta" adlı kamıştan veya ona benzer başka bitkilerin köklerinden çıkarılan beyaz bir tozdur. Nişastadan daha incedir. Kokusu ve tadı yoktur.

Faydası : Çocuk maması yapmakta kullanılır. Süt çocuklarına ve nekahat dönemi hastalarına verilir. Hastalıklardan sonra görülen halsizlikleri giderir.


Ardıç (ephel) : Kozalaklılardan 2-5 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları ince, uzun, sivri ve güzel kokuludur. Meyveleri; siyah, parlak kozalak şeklindedir. Bunlara ardıç tohumu da denilir. Kasım ve aralık aylarında toplanıp kurutulur. Bir çok türü vardır.

Faydası : Kandaki şeker miktarını düşürür. Pankreasın normal çalışmasını sağlar. Nekahat devresinin çabuk atlatılmasında yardımcı olur. Vücuda dinçlik verir. Böbrekleri, mesaneyi ve idrar yollarını temizler. Ter ve idrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Soğuk algınlığı, romatizma, damar sertliği ve nikriste de faydalıdır. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Aybaşı ağrılarını dindirir. Böbreklerinde iltihap olanlar kullanamaz. Tavsiye edilen miktarı da aşmamalıdır.


Ardıçkatranı ağacı (katran ardıcı) : 1 metre kadar yükseklikte; yuvarlak kırmızı meyveleri olan bir ağaçtır. Meyveleri ardıç meyvelerinden daha büyüktür. Odunun kapalı ocaklarda yakılmasından (Kuru distilasyon) ardıçkatranı denilen bir madde çıkarılır.

Faydası : Kadyağı; ergenlik, egzama, saçkıran, kellik, uyuz ve sedef hastalığında kullanılır.


Armut (pirus communis) : Gülgillerden; çiçekleri beyaz bir ağacın meyvesidir. Armut; suluca yumuşak tatlı ve küçük çekirdeklidir. Rengi sarı ile yeşil arasında değişir. Ankara , Mustabey, Çengel, Kumla, Bey olmak üzere birçok çeşidi vardır.

Faydası : Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. İdrarı bollaştırır. Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder. Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler bütün salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlar. Kansızlığı giderir, kabızlığı önler. Sinirleri yatıştırır. Zihni yorgunluğu giderir. Susuzluğu keser. Tükürük ifrazatını artırır. Hamilelerin kusmalarını azaltır. Hazımsızlığı giderir. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve romatizmada faydalıdır. Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanların kompostosunu içmeleri tavsiye edilir. Yemeklerden önce yenecek olursa daha faydalı olur.


Arpa (hordeum vulgare) : Buğdaygillerden; taneleri ekmek ve bira yapmakta kullanılan bir bitkidir. Hayvan yemi olarak da verilir. Nişastası boldur. Kavrulup kahveye de karıştırılır.

Faydası : İdrar söktürür. Mesane ve idrar yollarındaki iltihapları temizler. Böbrek ve kum taşlarının dökülmesine yardım eder. Prostat büyümesini önler. Asabi kusmaları durdurur. Boğaz ve yarımbaş ağrılarını dindirir. Dil iltihaplarını giderir. Temriye ve mayasılda haricen kullanılır.


Aslanağzı (kurtağzı) : Aslanağzıgiller familyasından; türlü renkte, güzel bir bitkidir. Kokusuzdur. Daha ziyade süs bitkisi olarak kullanılır.

Faydası : Balgam söktürür. Bronşit'te rahatlık verir.


Aslanyağı (leontopidium alpinium) : Bileşikgiller familyasından; Alp dağlarının yüksek tepelerindeki kireçli topraklarda yetişen bir bitkidir. Çiçekleri yıldız şeklindedir. Ağustos ayında toplanıp kurutulur.

Faydası : Çocuklarda görülen ishalleri keser.


Aslandişi (karahindiba) : Bileşikgiller familyasından; yol kenarında, çayır ve hendeklerde yetişen bir çeşit bitkidir. Yaprakları rozet şeklindedir. Çiçekleri sarıdır. Taze yaprakları salata olarak da yenilebilir. Kökünde; Torexacin, levulin, inulin ve şeker vardır. Yaprakları ilkbahar; kökleri ise, sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur.

Faydası : İdrar söktürür. Mesane ve kalınbağırsak iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Balgamlı ishalleri keser. Karaciğer şişkinliğini indirir. Böbrek ve safra taşlarını düşürür. Sarılıkta faydalıdır. Anne sütünü artırır. Taze sürgünleri kırıldığı zaman akan sütü de dişleri temizler. Öğütülen kökü, kahveye katılır.


Aslankuyruğu (yerpırasası) : Ballıbabagillerden; bir çeşit bitkidir.

Faydası : Ateşi düşürür ve terletir. Vücuda rahatlık verir.


Aslanpençesi (alchemila vulgaris) : Gülgillerden; çayırlarda, ormanlarda yetişen ve türlü çeşitleri olan bir yabani bitkidir. 5-7 parçalı olan yaprakları büyüktür. Kökü geniştir. Çiçekleri; ufak yıldız şeklinde olup, yeşilimtıraktır. Mart-Temmuz ayları arasında toplanıp, kurutulur.

Faydası : Ateş düşürür. Vücuda kuvvet verir. Yarımbaş ağrılarını keser. Anne sütünü artırır.


Asma (vitis) : Asmagiller familyasından tırmanıcı, uzun ömürlü, ağaçsı bir bitkidir. Mayıs-Haziran ayları arasında çiçek açar. Gövdesi üzerindeki kabuklar zamanla esmerleşip şeritler halinde dökülür. Çiçekleri küçük, yeşilimsi renktedir. Yapraklarının taban kısmı kalp şeklindedir. Kenarları dişli ve ucu sivridir. Üst yüzleri tüysüz, alt yüzleri ise tüylüdür. Meyvelerine üzüm denir. Kuru veya yaş olarak yenir.

Faydası : Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.


Atkestanesi (hindkestanesi) : Atkestanegiller familyasından; süs olarak yetiştirilen iri bir gölge ağacıdır. Nisan-Temmuz aylarında çiçek açar. Meyveleri kestaneye benzer. İçinde nişasta, saponin ve yağ vardır.

Faydası : Kabuklarından yapılan ilaçlar ateşi düşürür. Vücuda kuvvet verir. Tohumları ise romatizma ve mafsal ağrılarını giderir. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde ve deri çatlaklarını gidermekte kullanılır.


Atkuyruğu (zemberekotu) : Atkuyruğugillerden; kök sapı ömürlü olan, nemli yerlerde yetişen bir bitkidir.

Faydası : İdrar tutukluğunu giderir. İdrarı artırır. Böbrek taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. İdrar torbasındaki iltihabı giderir. Kan işemeyi keser. Albümin miktarını düşürür. Zatülcenp ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Nikris ve romatizmanın şikayetlerini giderir. Tavsiye edilen miktardan fazla kullanılmamalıdır.


Ayçiçeği (gündöndü) : Bileşikgillerden; büyük çiçekli bir bitkidir. Çiçekleri tabak şeklindedir. Rengi sarıdır. Tohumlarından yağ çıkarılır.

Faydası : Yağı, damar sertliğini giderir. Kurdeşen'in sebep olduğu kaşıntıları giderir. Esansı verem tedavisinde kullanılır. Kolestrol miktarını düşürür. Cinsel arzuları kamçılar. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Kalp, sinir hastalıkları ve iktidarsızlığı önler.


Ayısarımsağı (Allium ursinum) : Ayısarımsağı, ilkbahar müjdecilerinin en başta gelenlerinden biridir. Orman sarımsağı ve cadısoğanı isimleriyle de bilinir. Ayısarımsakları, inci çiçeğininkini (Mayıs Çiçeği) andıran, neşter biçimindeki cilalanmış gibi parlayan taze yeşil yaprakları, saydam bir beyaz tabaka ile örtülü, uzunca bir soğandan çıkarlar. Üstünde beyaz çiçek yuvarlakları olan açık yeşil ve pürüzsüz sapı 30 cm kadar uzar. Ayısarımsağı, yalnızca bitkisel topraklı, nemli çayırlarda, gölgeli ve nemli dere kıyılarında, çalılıkların altında, yapraklı ağaç ormanlarına yetişir.

Faydası : Bu bitkide çok büyük tedavi etme gücü gizlidir ve hatta kış uykusundan uyanan ayıların, mide, bağırsak ve kanlarını temizlemek için onu aradıkları da söylenir. Bitki, genellikle bizim sarımsağımızın özelliklerini paylaşır, ancak çok daha güçlüdür. Bu nedenle o, doku yaşlanmasını yavaşlatma kürü için vazgeçilemez bir bitkidir ve kronik deri hastalıklarına karşı da çok başarılıdır. Yapraklar kuruduklarında şifalı güçlerini yitirdiklerini için, taze bitki kullanımına önem verilmelidir. Yapraklar, ıspanak veya salata gibi de hazırlanabilir. Fakat, miktar fazla tutulduğunda rahatsız edici bir tat oluşturduğu için, ıspanak gibi pişirilmek istenildiğinde ısırganotu ile karıştırılarak kullanılmalıdır Bitkinin genç yaprakları nisan ve mayısta, yani çiçeklenmeden önce, soğanı ise yaz sonunda veya sonbaharda toplanır. Ayısarımsağı soğanı, aynen sarımsak gibi kullanılabilir. Mideleri duyarlı olan kişiler, yaprakları ve soğanı ince doğrayıp üstüne sıcak süt dökmeli, 1-2 saat beklettikten sonra, bu sıvıyı içmelidirler. Bitkinin iyileştirici gücüne bütün bir yıl boyunca sahip olmak isteyenler ise, bir ayısarımsağı tentürü hazırlayabilirler. Bu tentürden her gün 10-12 damla, biraz suya karıştırılarak alınır. Bu damlalar, kusursuz bir zihin açıklığı kazanılmasına yardım eder, atardamar sertliğine karşı önlem yerine geçer ve daha pek çok şikayetlere son verir. Ayısarımsağı, sindirim sistemini çok olumlu etkiler. Aşırı ve kronik ishallerde, bunlar gaz ve kolik eşliğinde olsalar bile, oldukça etkilidir . Ayrıca, eğer bağırsak krampı veya yorgunluğu nedeniyle oluşmuşsa, kabızlıkta da çok başarılı sonuçlar verebilir. Mideden kaynaklanan kalp düzensizlikleri, uykusuzluk, aynı zamanda, atardamar sertliklerinin veya yüksek olan kan basıncının yol açtığı baş dönmesi, kafada basınç ve soluk alma düzensizlikleri de azalır, basınç fazlalığı zamanla normalleşir. Ayısarımsağı şurubu, sürekli balgam çıkaran ve bu nedenle soluk alma zorluğu çeken yaşlı kişiler için de mucizeler yaratan bir iksirdir. Kronikleşmiş öksürüklerde bile göğsü yumuşatabilir ve böylece, soluk alma zorluklarını ortadan kaldırır. Genellikle yaşlı kişilerde oluşan ödemlerde ve akciğer rahatsızlıklarında bu iyileştirici şurup başarıyla kullanılabilir. Kullanılan taze yapraklar böbrekleri ve mesaneyi temizleyerek, idrar söktürür. Zor iyileşen yaralar, üstlerine taze bitki özsuyu sürüldüğünde hızla iyileşir. Bitki, kendisini özellikle sivilceli ciltlerde kanıtlamış bir kan temizleyicidir.


Ayıüzümü (itüzümü) : Fundagillerden; küçük taneler halinde kırmızı renkli yemişleri olan, tüylü bir bitkidir.1-3 metre yüksekliğindedir. Her mevsimde yaprakları vardır. Makilerde bulunur. Dalları kırmızımtırak kahverengidir. Yaprakları şimşir yapraklarına benzer. İçinde Hydrochinone vardır. Sonbahar aylarında toplanıp kurutulur. Çiçekleri pembe salkımlar halindedir. Ev ilaçlarında yaprakları kullanılır.

Faydası : Kuvvet verir. İshali keser. İdrar yollarını temizler. İdrar söktürür. Ateşi düşürür. İdrar yollarındaki taşların düşmesine yardım eder. Prostat büyümesinden kaynaklanan şikayetleri giderir.


Aylandız (kokarağaç) : Sedefotugillerden; bir çeşit süs ağacıdır. Çiçekleri uzun salkım şeklindedir. Kokusu keskindir. Meyveleri sonbaharda dökülmeden önce kızarır.

Faydası : Bağırsak solucanlarını düşürür.


Aynısefa (gecesefası) : Bileşikgillerden çiçekleri güzel, sarı renkli bir bitkidir.

Faydası : İdrar söktürür. Terletir. Aybaşı kanını söktürür ve aybaşı kanamalarının normal olmasını sağlar. İştah arttırır. Nikris ve sıracada da faydalıdır.


Ayrıkotu (ayrıkkökü) : Buğdaygillerden yabani bir bitkidir. Sarımtırak beyaz renkteki kökü kullanılır. İlkbahar ve sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur. Mekkeayrığı denilen çeşidi de, ayrıkotunun özelliklerini taşır. Domuz ayrığı ise, zararlıdır.

Faydası : İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir. Albümini atar. Nefrit ve nikriste de faydalıdır.


Ayva (sefercel) : Gülgillerden çiçekleri iri ve pembe renkli; yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikteki bir ağacın meyvesidir. Ayva; limondan büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe ve ufak çekirdekli bir meyvedir. Vitamini boldur. Çiğ yenilmesi tavsiye edilmez. Komposto veya jöle yapılarak veya külde pişirildikten sonra yenmesi uygundur.

Faydası : İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Karaciğer tembelliğini giderir. Safra akışını sağlar. Çarpıntıyı dindirir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Bronşit, müzmin öksürük ve veremde faydalıdır. Ağızdan su gelmesini ve kan kusmayı önler. Vücudun gelişmesine yardım eder. Merhem yapılarak kullanıldığı takdirde; el ayak ve meme ucu çatlaklarını, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir. Egzama kaşıntılarını ve basur memelerinin doğurduğu şikayetleri giderir. Kabızlık çekenler ve tansiyonu yüksek olanlar yememelidir.

Boyun ağrısı

AGRILI DÖNEM TEDAVISI

            1-7 ila 10 gün istirahat ediniz.

            2-Boyuna buz uygulamasi; 15 ila 20 dakika olmak üzere günde 3 ila 4 defa uygulayiniz.

            3-Servikal korse kullanabilirsiniz.

            4-Agri kesici ve kas gevsetici ilaçlar kullanabilirsiniz.

            5-Boyun kaslarini kuvvetlendirici egzersizler; 

    Eller alina koyulur, bas öne dogru itilmeye çalisilirken, ellerle engel olunmaya çalisilir, 10'a kadar sayilir ve birakilir. 10 defa tekrarlanir.

    Eller basin arkasina (enseye degil) koyulur ve bas arkaya dogru itilmeye çalisilirken, ellerle engel olunmaya çalisilir.10'a kadar sayilir ve birakilir. 10 defa tekrarlanir.

 
 

    Sag el yüzün sag tarafina koyulur ve bas saga dogru itilmeye çalisilirken sag elle engel olunmaya çalisilir. 10'a kadar sayilir ve birakilir. 10 defa tekrarlanir. 

     Sol el yüzün sol tarafina koyulur ve bas sola dogru itilmeye çalisilirken sol elle engel olunmaya çalisilir. 10'a kadar sayilir ve birakilir. 10 defa tekrarlanir.   

                       

    Sag el basin sag arka kismina, sol el sol sakaga koyulur. Sag omuzun üzerinden bakmaya gayret eder gibi elin direncine karsi bas saga dönmeye zorlanir. 10'a kadar sayilir ve birakilir. 10 defa tekrarlanir.  

   Sol el basin sol arka kismina, sag el sag sakaga koyulur. Sol omuzun üzerinden bakmaya gayret eder gibi elin direncine karsi bas sola dönmeye zorlanir. 10'a kadar sayilir ve birakilir. 10 defa tekrarlanir.  

AGRI AZALMAYA BASLAYINCA

              1-Boyuna islak sicak havlu uygulamasi; 15 ila 20 dakika olmak üzere günde 3 ila 4 defa uygulayiniz.

            2-Boyun hareketlerini artiran ve omuz kaslarini kuvvetlendiren egzersizler.

            

    

    Basinizi yavasca saga döndürün ve üç saniye böyle durun, basinizi öne döndürün, dinlenin, ayni hareketi aksi yöne yapin, dinlenin. Hepsini 10 defa tekrarlayin. 

     Asiri zorlanmaya sebep olmadan, basinizi çeneniz gögsünüze degecek kadar öne egmeye çalisin, dinlenin, basinizi yavasca arkaya bükün, dinlenin. Hepsini 10 defa tekrarlayin.  

  

   

    Basinizi yavasca kulaginiz omuzunuza degecek kadar saga egmeye çalisin, dinlenin, yavasca dogrultun, aksi yöne tekrarlayin, dinlenin. Hepsini 10 defa tekrarlayin. 

     Basinizi saat yönünde mümkün oldugu kadar genis ve tam bir çember çizecek sekilde(yukari,sola,asagi,saga) döndürün, ayni hareketi saatin aksi yönüne yapin, dinlenin.Hepsini 10 defa tekrarlayin.  

            Egzersizleri bir seferde 10 defa yapin, 3 saat arayla tekrarlayin.

            Agrili dönemde ve agrilar tamamen geçtikten sonra da boyun agrilarinin tekrarlanmamasi için boyun koruma egitimi ögrenilmelidir

baş ağrısı

Baş ağrısı günümüzün hastalığı mıdır?

Hayır. Baş ağrısına dair bilgiler milattan önce üç bin yılına kadar gitmektedir.

Herkeste baş ağrısı aynı şiddette midir?

Hayır. Bazı kişiler için arada sırada ortaya çıkan hafif bir rahatsızlık iken bazı kişiler için yaşam kalitesini etkileyici özellik alabilir, hatta ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir.

Baş ağrısı tanısı nasıl konulur?

Hastalarımızdan alınan ayrıntılı bir baş ağrısı öyküsü tanı koymada en önemli basamağı oluşturur. Örneğin migren öykü ile konulan bir tanıdır.

Baş ağrısı sınıflaması kısaca şöyle özetlenebilir

A- Primer Baş Ağrıları

  • Migren
  • Gerilim tipi baş ağrısı
  • Diğerleri

B- Bir Hastalığa Bağlı Ortaya Çıkan Baş Ağrıları

  • Kafa travması
  • Damarsal hastalıklar
  • Damar dışı beyin yapısı ile ilgili hastalıklar
  • Enfeksiyon
  • Metebolik bozukluklar (şeker hastalığı, solunum bozukluğu, diyaliz gibi)
  • Boyun, göz, kulak, sinüslerle ilgili hastalıklar
  • Nevraljiler

Migren nasıl bir hastalıktır?

Migren zaman zaman ortaya çıkan, nörolojik veya mide bağırsak sistemi ile ilgili bulguların değişik kombinasyonlarda eşlik ettiği bir baş agrısıdır.

Migrenin özellikleri nelerdir?

Söyle sıralanabilir:

  • Orta veya şiddetli baş ağrısı olur.
  • Zonklayıcı karakterdedir.
  • Genellikle tek taraflıdır
  • Işık ve/veya ses rahatsız eder
  • Ağrı 72 saate kadar sürebilir
  • Bulantı kusma eşlik edebilir
  • Egzersizle ilişkilidir.

Bu özelliklerin mutlaka hepsi migren tanısı için gerekli midir ?

Hayır bazıları olmayabilir.

Migren aurası ne demektir?

Migren aurası, bir atağın öncesinde veya atak sırasında görülen bazı nörolojik belirtilerdir. 5-20 dakikada gelişir ve 60 dakikadan az sürer.

Bu belirtiler nelerdir?

Görsel bozukluklar olabilir. Örneğin basit ışık çakmaları, noktalanmalar, geometrik şekiller ve karanlık alan gibi.

İhmal etmeyin
Baş ağrısı başka bir hastalığın belirtisi olabilir. Bunu belirlemeli ve doğru tedavi uygulamak için hekime başvurmakta gecikmeyin.

Migrende her zaman aura olur mu?

Hayır. Aurasız migren de olabilmekte.

Migren genetiği

Bu konuda çalışmalar moleküler düzeye ulaşmıştır. Güçsüzlükle ortaya çıkan ailesel migrende kromozom 12′de anormallikler saptanmıştır.

Migrende tetikleyici faktörlerin rolü

Hasta kendisinde migreni başlatan yiyecek, koku, açlık, uykusuzluk gibi faktörleri saptayıp bunlardan uzak durmalıdır.

Migrenin tedavisi var mıdır?

Evet. Tedavi olanaklarına bakıldığında oldukça fazla seçenek olduğunu görüyoruz.

Gerilimli tipi baş ağrısı nasıl olur?

  • Çoğunlukla iki taraflıdır.
  • Şakaklarda çember gibi sıkıştırıcı, bastırıcı özelliktedir.
  • Sıklıkla günlük yaşam aktivitesine engel olur.
  • Aura yoktur.

Gerilim tipi baş ağrısı da migren gibi zaman zaman gelebilir mi?

Evet. Ancak bazen de uzun süre aralıksız devam edebilir.

Gerilim tipi baş ağrısının tedavisi var mıdır ?

Evet. Ağrı kesiciler, steroidsiz antienflamatuvar ilaçlar, kombinasyon tedavileri ve kas gevşeticiler faydalıdır. Ancak doktor kontrolünde kullanılması uygundur.

Bir bireyde hem migren hem de gerilim tipi baş ağrısı olabilir mi?

Evet. Böyle durumlarda gerilim tipi baş ağrısı daha şiddetli olarak ortaya çıkar.

İlaç kötü kullanımı baş ağrısı ne demektir?

İlaçların aşırı ve kontrolsüz kullanımı ile ortaya çıkan “tepki baş ağrısıdır”. Bu bir çeşit ilaca bağımlılıktır. Böyle durumlarda koruyucu tedavi de çok güçleşir. Tedavide ilaçlar kesilir, yoksunluk yaşanır ve ilk dönemde baş ağrısı artabilir, ancak hasta-doktor işbirliği ile bu dönem aşılabilir.

Sinüzit Baş Ağırsı

Tek taraflı olabilir, böyle zamanlarda migrenle karıştırılabilir.
Sabah veya uzun süre masa başı pozisyonda kalanlarda şiddetlenir.
Yüzde sinüslere basıldığında hassasiyet vardır. Geniz akınısı, burun tıkanıklığı dikkat çekebilir.

Baş ağrısında ne gibi tetkikler yapılır?

  • Kan tetkiki
  • EEG
  • Görüntüleme yöntemleri
  • Diğerleri (ön tanıya göre yapılan tetkikler değişir.)

Her baş ağrısında MR yapılmalı mıdır?

Hayır.
Hastanın yaşamındaki ilk ve en kötü baş ağrısı, genellikle de ani başlangıçlı ise,
Eskiden beri olan baş ağrısının şiddeti ve sıkbgı artmış ise
50 yaştan sonra ortaya çıkan baş ağrısı varsa Epileptik nöbetler varsa ve vb. diğer nedenlerle MR istenir.

Yaşlılarda baş ağrısı önemli midir?

Evet. Genellikle şakakta şiddetli baş ağnsı varsa mutlaka nöroloji muayenesi gerekir. Görme kaybı yönünden acil durum olabilir.

Menstruasyon (adet) döneminde görülen baş ağrıları

Menstruasyon öncesinde ise premenstruel sendromun bir parçasıdır.
Menstruasyon sırasında ise karın ağrısı ile ilişkilidir.
Bu iki durumun ayırt edilmesi önemlidir. Çünkü tedavi farklıdır.

Menopozda migren

Alevlenme de olabilir, düzelme de olabilir. Bu konuda değişik görüşler vardır. Doğal olarak menopoza giren kadınların 2/3′ünün migreninin düzeldiği bir çalışmada gösterilmiştir.

Hipertansif baş ağrısı

  • Genellikle enseden başlar
  • Baş tepesine veya tümüne yayılır
  • Zonklayıcı olabilir
  • Gençlerde dahi ev ortamında arteryal kan basıncına bakılmalıdır
  • Hipertansiyon varsa mutlaka kontrol altına alınmalıdır, aksi takdirde beyin kanaması gibi beyin damar hastalığı gelişebilir

Baş ağrısı ile hangi hekimler ilgilenir?

Baş ağrısı ile nörologlar ilgilenmektedir. Ancak birinci basamak hekimlerinin de çok iyi bilmesi gereken bir konudur. Özellikle başka bir hastalığa bağlı baş ağrısı varsa bunun ortaya çıkarılması hayat kurtarıcı olabilir. Bu nedenle kısa zamanda donanımlı bir merkeze gönderilmesi gerekebilir.


Bazı migrenli hastalar ağrı başlamadan önce algılamada azalma, huzursuzluk esneme, tatlı yiyeceklere düşkünlük gibi uyarıcı belirtiler yaşayabilirler.

© Prof. Dr. Tülin TANRIDAĞ tarafından hazırlanmıştır.